be-de-n
kuşkusuz beden değiliz, ama bedenimiz var.
çaresiz bir ömür boyu onla birlikte yaşıyoruz.
o nereye biz oraya, biz nereye o oraya geliyor.
bedeninizden memnun musunuz?
bedeniniz dünyaya eklemlenebildi mi?
dünya bedeninize alıştı mı?
acıyor, acıkıyor, daha neler neler ve herşeyi bizden bekliyor!
"...sanki benim mor sümbüllü bağım var,
her gittiğim yerde yar ister benden..."
sonra tat alıyor, doyuyor, daha neler neler!
herşeyi bizle yaşamaya talip...
E. Nissinen'nin 'The Social Construction of Reality' isimli kısa filminin üzerine kısa notlar.
çaresiz bir ömür boyu onla birlikte yaşıyoruz.
o nereye biz oraya, biz nereye o oraya geliyor.
bedeninizden memnun musunuz?
bedeniniz dünyaya eklemlenebildi mi?
dünya bedeninize alıştı mı?
acıyor, acıkıyor, daha neler neler ve herşeyi bizden bekliyor!
"...sanki benim mor sümbüllü bağım var,
her gittiğim yerde yar ister benden..."
sonra tat alıyor, doyuyor, daha neler neler!
herşeyi bizle yaşamaya talip...
E. Nissinen'nin 'The Social Construction of Reality' isimli kısa filminin üzerine kısa notlar.

2 Comments:
At Cumartesi, Mayıs 13, 2006 9:15:00 ÖS,
yalnizbiropera said…
bedenimiz bazen hapishanemiz bazen ruhumuzun dışarı ile bağlantısı için kaçınılmaz bir araç... takdir edersiniz ki bedenin benim için hem pratik hem kavramsal açılımları çok çeşitli. çevrem bedenlerine göre yaşamları belirlenen insanlarla dolu. fikirleri ile beni her seferinde şaşkına ve hayranlığa sürükleyen çılgın bir spastik arkadaşım "bazen bu bedeni parçalayıp atmak istiyorum bu beden olmasa o kadar özgür olacağım ki" dediğinde çok kötü afallamıştım. ilk aşkım, "kavanozda bir beyinden ibaret olsaydın da seni severdim" dediğinde, hiç inandırıcı gelmemişti.. sonra beni inandırmıştı:).
sonra bedeni engelli ya da engelli olmayan herkesin aslında aynı şeyleri yaşadığını farkettim. bedeni nasıl olursa olsun, bedenini aşmak diye birşey var, bedeni ruhun ve yüreğin yaşaması için bir araca dönüştürebilmek...
At Perşembe, Mayıs 18, 2006 1:06:00 ÖS,
Ulas Sunata said…
Lacan'a göre, insan yavrusunun ayna yüzünden kendinin diğerlerinden farklı olarak bir bedene sahip olduğunu algılaması atlatamayacağı ikinci krizine sebep verir. İlk krizi doğumun kendisi ile yaşanmıştır. Oysa o yine de sütünü içtiği annesini, yatağını, ona dokunan elleri hep bir bütün sanmıştır. Yansımamızı farkettiğimizde belki de "bilmem bu feleğin bende nesi var?" sorusuna yanıt geliyor. Be(de)n.
Yorum Gönder
<< Home