SİYAH-BEYAZ TÜRKİYE MANZARALARI
1
palandöken'in doruklarında
sınırlarını çizmek zorunda kaldığın bir fotoğrafta
ısınmak için görünmeyen bir güneşin ışınları yetmezse
bir bulutu dost edinebilir insan...
2
belki de bu yüzdendir fotoğrafa sığınmışlığımız
aradığımız dost sıcaklığı
karlı bir trabzon maçka yolunda
yürüyen bir insandadır
ya da
ağaçlara yaslanmış bir yamacın ıssızlığında...
3
tüm gidişlere bir neden ararız
bulamadığımızda
suçu yol kenarındaki bir ağaç üstleniverir...
4
eteklerine kar yağmış bir dağa bakıp üşümeyi hayal edenler
bazen şaşırırlar
bir kadın bedeni ile karşılaştıklarında
bilmezler ki sadece dağların silüeti değildir bir kadına benzeyen
bir kadının ruhunun girintileri çıkıntıları da gizlenmiştir o kıvrımlara...
elektrik direkleri nasıl batarsa yeryüzüne
yaşam dikenlerini öyle batırır o bedene...
5
hüzün palandöken'in heryanı grileştiren ışığındadır
kar bu yüzden iyi gelir bakana
ve adı coşku olur, eğer kar kokusunu içine çekmeyi bilirse insan...
6
oysa dünyadaki en beyaz şey
bir çocuğun coşkusudur
palandöken'de görmek gerek onu...
7
insan küçülüverir bir şehrin büyüsünde
ve yine büyür o büyüde...
8
ve insan anlar,
doğanın uçsuz bucaksızlığında kaybolamayacağını
ne kadar istese de...
9
ve hiçbir zaman bilemeyeceğiz,
yolların buluşturmaya mı
terkedişlere mi
yaradığını....
10
ve dağların uçsuz bucaksızlığından sonra
ne kadar da yavan gelir insan elinin değdiği mekanlar...
dönüp dolaşıp varacağımız yer böyle kimsesizliğimiz mi?..
11
bir fotoğrafta palandöken'e seslenirim
benim de üstümü ört
bu kenti örttüğün gibi...
12
sesime kimse ses vermez
ardına dönmüş bir çocuk bakışından başka...
13
ne kadar güzel olursa olsun
kentler ıssızdır
dağ doruklarından sonra...
14
ve bu yüzden sırtını dönenler
bir bakışa olan hasreti artırır
kimse arkasını dönüp gitmesin isterim...
15
tarih ve inanç
ıssızlığıma iyi gelir mi?..
16
varlık...
17
ve yokluk...
farkeder mi? eder!... ne zaman?...
18
ya kedileronlar neye iyi gelir?...
tavizsizlikleri insanoğluna ait nankörlüğü yüzümüze vurmamak içindir...
oysa onlar da biz de biliyoruz gerçeği...
19
ve belkide bu yüzden
bir kedinin tavizsizliğinde ararım yitirdiklerimi...
20
güneşi
karı
cılız ağaçları
ve insana dair izleri ile
bir fotoğraf kandırır mı insanı?...
kandırır...
kanmanın en güzeli bir fotoğrafta yaşanır...
murathan mungan der ki : "ne çok türkiye'ye benziyorum..."
evet; ve aslında hepimiz, ne çok türkiye'ye benziyoruz değil mi?...
bırakalım son sözü de cemal süreya söylesin, üvercinka'dan, o dize ki, çok yakışacak bu hikayenin de sonuna:
"keşke yalnız bunun için sevseydim seni".....
(sözcükler Ayşe EREN'in Siyah Beyaz türkiye Manzaraları fotoğrafları üzerine sarfedilmiştir. www.fotofanclub.com )
palandöken'in doruklarında
sınırlarını çizmek zorunda kaldığın bir fotoğrafta
ısınmak için görünmeyen bir güneşin ışınları yetmezse
bir bulutu dost edinebilir insan...
2
belki de bu yüzdendir fotoğrafa sığınmışlığımız
aradığımız dost sıcaklığı
karlı bir trabzon maçka yolunda
yürüyen bir insandadır
ya da
ağaçlara yaslanmış bir yamacın ıssızlığında...
3
tüm gidişlere bir neden ararız
bulamadığımızda
suçu yol kenarındaki bir ağaç üstleniverir...
4
eteklerine kar yağmış bir dağa bakıp üşümeyi hayal edenler
bazen şaşırırlar
bir kadın bedeni ile karşılaştıklarında
bilmezler ki sadece dağların silüeti değildir bir kadına benzeyen
bir kadının ruhunun girintileri çıkıntıları da gizlenmiştir o kıvrımlara...
elektrik direkleri nasıl batarsa yeryüzüne
yaşam dikenlerini öyle batırır o bedene...
5
hüzün palandöken'in heryanı grileştiren ışığındadır
kar bu yüzden iyi gelir bakana
ve adı coşku olur, eğer kar kokusunu içine çekmeyi bilirse insan...
6
oysa dünyadaki en beyaz şey
bir çocuğun coşkusudur
palandöken'de görmek gerek onu...
7
insan küçülüverir bir şehrin büyüsünde
ve yine büyür o büyüde...
8
ve insan anlar,
doğanın uçsuz bucaksızlığında kaybolamayacağını
ne kadar istese de...
9
ve hiçbir zaman bilemeyeceğiz,
yolların buluşturmaya mı
terkedişlere mi
yaradığını....
10
ve dağların uçsuz bucaksızlığından sonra
ne kadar da yavan gelir insan elinin değdiği mekanlar...
dönüp dolaşıp varacağımız yer böyle kimsesizliğimiz mi?..
11
bir fotoğrafta palandöken'e seslenirim
benim de üstümü ört
bu kenti örttüğün gibi...
12
sesime kimse ses vermez
ardına dönmüş bir çocuk bakışından başka...
13
ne kadar güzel olursa olsun
kentler ıssızdır
dağ doruklarından sonra...
14
ve bu yüzden sırtını dönenler
bir bakışa olan hasreti artırır
kimse arkasını dönüp gitmesin isterim...
15
tarih ve inanç
ıssızlığıma iyi gelir mi?..
16
varlık...
17
ve yokluk...
farkeder mi? eder!... ne zaman?...
18
ya kedileronlar neye iyi gelir?...
tavizsizlikleri insanoğluna ait nankörlüğü yüzümüze vurmamak içindir...
oysa onlar da biz de biliyoruz gerçeği...
19
ve belkide bu yüzden
bir kedinin tavizsizliğinde ararım yitirdiklerimi...
20
güneşi
karı
cılız ağaçları
ve insana dair izleri ile
bir fotoğraf kandırır mı insanı?...
kandırır...
kanmanın en güzeli bir fotoğrafta yaşanır...
murathan mungan der ki : "ne çok türkiye'ye benziyorum..."
evet; ve aslında hepimiz, ne çok türkiye'ye benziyoruz değil mi?...
bırakalım son sözü de cemal süreya söylesin, üvercinka'dan, o dize ki, çok yakışacak bu hikayenin de sonuna:
"keşke yalnız bunun için sevseydim seni".....
(sözcükler Ayşe EREN'in Siyah Beyaz türkiye Manzaraları fotoğrafları üzerine sarfedilmiştir. www.fotofanclub.com )

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home